Hibritte Ofis Günü Azaldı, Ekran Süresi Azalmadı
Hibrit düzen çoğu şirkette artık geçici bir çözüm değil, yerleşmiş bir çalışma biçimi. Sahada sık karşılaştığım tablo şu: ofiste geçirilen gün sayısı azaldı, ekran karşısında geçirilen toplam süre ise aynı yerde duruyor. Şirketlerin bir kısmı haftada iki üç güne indirdikleri ofis düzeninin çalışanın bedenine de otomatik bir rahatlama getirdiğini varsayıyor. Kas-iskelet tarafında gördüklerim bu varsayımı desteklemiyor.
Aynı süre, iki farklı masa
Ofis tarafında ergonomi görece kontrol altında: sandalye ayarlanmış, ekran belli bir yükseklikte, klavye ayrı. Ev tarafında aynı çalışanın kurulumunu sorduğumda çıkan cevap çoğu zaman mutfak masası, kanepe ya da doğrudan dizüstü bilgisayarın kendi ekranı oluyor. Dizüstü ekranı masaya konduğunda göz seviyesinin belirgin şekilde altında kalır; baş öne gider, boyun ve omuz çevresindeki kaslar günün büyük kısmında sabit bir yükü taşımak zorunda kalır.
Bedenin haftada iki farklı geometriye uyum sağlaması gerekiyor ve bu geometrilerden yalnızca birine yatırım yapılıyor. Ergonomi bütçesi ofise harcanırken, çalışanın haftalık ekran süresinin yarısından fazlası hiç görülmemiş bir masada geçiyor olabilir. Bu boşluğu görmeden yapılan düzenlemeler yarım kalıyor.
Çalışanlarla konuştuğumda ev kurulumunun çoğu zaman bilinçli bir tercih olmadığını görüyorum. Pandemi döneminde geçici diye kurulan düzen olduğu gibi kalmış, kimse yeniden bakmamış. Ofis masasını ayarlamak için destek isteyen bir çalışan, aynı desteği evdeki masası için istemeyi genelde aklına getirmiyor; orası iş alanı sayılmıyor. Oysa beden ikisini ayırt etmiyor.
Kaybolan şey hareket değil, hareket çeşitliliği
Ofis günü kendi içinde küçük hareketler barındırır: toplantı odasına yürümek, mutfağa gitmek, merdiven, yol. Bunlar programlanmış egzersizler değil, günün doğal kırılmalarıdır. Evde çalışılan günde bu mesafeler birkaç metreye iner. Toplantılar arka arkaya dizildiğinde kişi öğleden sonraya kadar sandalyeden neredeyse hiç kalkmayabilir.
Burada asıl kaybolan toplam hareket miktarından çok hareketin çeşitliliği. Beden aynı açıyı, aynı omuz pozisyonunu, aynı kalça fleksiyonunu saatlerce tekrar ediyor. Akşam yapılan kırk beş dakikalık antrenman bunu tek başına dengelemekte zorlanır, çünkü sorun yoğunlukla değil süreyle ve tekrarla ilgili. Günün içine dağıtılmış küçük yön değişiklikleri, gün sonunda yapılan tek bir telafiden daha işlevsel çalışıyor.
Bu ayrımı ekiplere anlatırken şunu vurguluyorum: adım sayısı iyi bir gösterge değil. İki çalışanın günlük adım sayısı birbirine yakın olabilir ama biri gün içinde farklı yönlere hareket etmiş, diğeri yalnızca akşam düz bir zeminde yürümüştür. Kas-iskelet tarafında bu ikisi aynı şey değil.
Asimetri iki kurulumda birden yerleşiyor
Fitnora olarak test ettiğimiz ofis çalışanlarının %87'sinde bir tür asimetri tespit ettik. Bir omzun diğerinden yukarıda durması, kalça çevresinde tek taraflı gerginlik, gövdenin ekrana doğru hafifçe dönmesi gibi tablolar. Bunlar tek başına bir hastalık tanısı değil; hareket alışkanlığının bedende bıraktığı iz. Ancak aynı iz haftanın bir yarısında ofis masasında, diğer yarısında ev masasında pekiştiğinde daha kalıcı hale gelme eğiliminde oluyor.
Dünya Sağlık Örgütü, bel ağrısını dünyada yeti yitiminin önde gelen nedenlerinden biri olarak tanımlıyor. Masa başı çalışan bir ekipte bu, uzak bir istatistik değil; toplantıda kıpırdanan, gün ortasında pozisyon arayan insanlar olarak görünür. Şikâyeti süren bir çalışan için doğru adres bir hekimdir; bizim çalıştığımız alan tanı değil, hareket alışkanlığının kendisi.
İK için: haftanın tamamını ölçmek
Kurumsal tarafta en sık gördüğüm ölçüm hatası, ergonomi değerlendirmesinin yalnızca şirket binasıyla sınırlı tutulması. Çalışanın ev kurulumu sorulmadığında, ortaya çıkan risk haritası haftanın yarısını dışarıda bırakıyor. Basit bir genişletme bile tabloyu değiştirir: ekran yüksekliği, ayrı klavye kullanımı, oturulan yüzey ve gün içindeki en uzun kesintisiz oturma süresi.
Bu sorular birkaç dakikalık bir ankete sığıyor ve ekip bazında bakıldığında nerede yoğunlaştığı hemen görünüyor. Genellikle tek bir departmanda, çoğu zaman da uzun toplantı yükü taşıyan ekiplerde toplanıyor. Bütçeyi herkese eşit dağıtmak yerine bu noktaya yönlendirmek daha ölçülebilir bir yol.
Bunun bir maliyet tarafı da var. Harvard Business Review ve CDC verilerine göre işe gelinip verimin düştüğü durumların, yani presenteeism'in maliyeti devamsızlığın yaklaşık 10 katı. Bu kalem raporlarda kendi başına görünmediği için, ölçülmediğinde yok sayılıyor. Şu anda program yürüttüğümüz 12 aktif kurumda ilk adım hep aynı: neyin nerede biriktiğini görmek.
Günün içine yerleştirilebilecek kırılmalar
Uygulamada işe yarayan şey karmaşık bir program değil, tekrar eden kalıbı bozan kısa müdahaleler:
- Kırk beş - altmış dakikada bir pozisyon değiştirmek. Ayağa kalkmak, birkaç adım atmak, oturuşu değiştirmek. Sayaç kurmak çoğu kişide işe yarıyor.
- Göğüs ve omuz önünü açmak. Gün boyu öne kapanan bir omuz kuşağı için ters yöne birkaç saniyelik bir açılma, gerginliğin hafiflemesine yardımcı olabilir.
- Kalça çevresini gün içinde hatırlamak. Uzun oturmada kısalan kalça ön bölgesi, ayakta yapılan kısa bir uzatmayla rahatlayabilir.
- Ev kurulumunda tek bir değişiklik. Dizüstü bilgisayarı yükseltip ayrı bir klavye eklemek, boyun açısı üzerinde belirgin fark yaratan düşük maliyetli bir düzenlemedir.
- Birebir toplantıları yürüyerek yapmak. Ekran gerektirmeyen görüşmeler için ofis gününde uygulanabilir bir alışkanlık.
Bu maddelerin hiçbiri bir şikâyeti ortadan kaldırma iddiası taşımıyor. Amaç, bedenin gün boyunca tek bir yöne zorlanmasını kesintiye uğratmak. Ağrı devam ediyor ya da artıyorsa değerlendirmeyi bir hekimin yapması gerekir.
Hibrit düzenin kas-iskelet tarafının şirketinizde nasıl göründüğünü merak ediyorsanız, Fitnora'nın ücretsiz ihtiyaç analiziyle başlayabilirsiniz.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; teşhis veya tedavi yerine geçmez. Süregelen bir ağrınız ya da sağlık şikâyetiniz varsa lütfen bir hekime danışın.
Şirketinizde bir gün deneyelim mi?
Ofiste masaj ve egzersiz programımız için ücretsiz ihtiyaç analizi oluşturun.
Ücretsiz İhtiyaç Analizi